Ayriyeten Nasıl?
Hadi bir durun, hemen başlığı geçmeyin. “Ayriyeten nasıl?” cümlesini düşündünüz mü hiç? Bazen insanın kafasında sorular öyle beliriyor ki, herkesin önünde bir mikrofon tutup, “Peki, ayriyeten nasıl?” diye sormak istiyorsunuz. Ama tabii kimseyi bunaltmamak için kendimize saklıyoruz. Neyse, ben bu soruyu biraz daha açmaya karar verdim. Çünkü gerçekten, “Ayriyeten nasıl?” demek, bazen içten bir merak, bazen de hayatın size sunduğu o tuhaf anlık varoluşsal krizi yansıtıyor. Bunu ciddiyetle sorgulamak lazım.
Ayriyeten Nasıl? – Günlük Hayattan Komik Bir Örnek
Geçenlerde arkadaşlarla bir kafede oturuyorduk. Herkes “neyin peşindeyiz” diye tartışıyor, ben de biraz uzaklardan muhabbeti dinliyordum. Sonra bir an, sıradan bir konuşmada, bir arkadaşım “Ayriyeten nasıl?” dedi. Herkes bir an susmuş, kafalar birbirine dönmüş. Ne demekti bu? Kimse tam anlamadı.
Bunu bana söyleselerdi, herhalde hemen, “Ayriyeten nasıl? Haa, işte böyle!” diye geçiştirirdim ama kocaman bir “Ayriyeten nasıl?” sorusunun ortasında kalmak, tam anlamıyla bir felakettir. Tamam, işin şakasında “Ayriyeten nasıl?” demek, bir nevi kaçırılmış bir fırsatın ardından geliyordu. Çünkü “Ayriyeten nasıl?” demek, bir yandan hayatın altın kuralı gibi bir şeydir: “Bazen her şeyin içinde kaybolmuşken, soruyu başka bir yere kaydırmak en iyisidir.”
Düşünsenize: Birisi size “Gün nasıl geçti?” der ve siz de “Ayriyeten nasıl?” diye cevap verirsiniz. İşte o an ne yapacağınızı bilemezsiniz. Sanki bir telefon numarasına yanlışlıkla uzun bir parantez açmışsınız gibi. Tabii, arkadaşlarım da hemen kıvırmak zorunda kaldı.
Ben: “Ayriyeten nasıl?”
Arkadaşım: “Ne demek istiyorsun?”
Ben: “İşte… hani, böyle bazen birine ‘Nasılsın?’ derken, gerçekten soruyorsun ya. Ama sonra bir de, ‘Ayriyeten nasıl?’ diyeceksin.”
Arkadaşım: “Yani… Nasıl? Dur bir dakika, sen şimdi kayboldun mu?”
Ve tabii, ben kayboldum. Bazen beynimdeki sesler bir yarışa giriyor ve böyle komik bir cevap çıkıyor. Neyse ki, en azından komik olduğuna karar verdim.
Ayriyeten Nasıl? – İç Sesimle Duygusal Bir Sohbet
Evet, bazen sorular sormak gerçekten zor olabiliyor. Hele “Ayriyeten nasıl?” gibi tuhaf ama derin sorular. İç sesimle bir hesaplaşmaya giriyorum:
İç sesim: “Bunu niye soruyorsun? Cevabını bilemeyeceksin ki.”
Ben: “Hadi ya, belki de bir şeyleri daha farklı görebilirim.”
İç sesim: “Yine kaybettin, olmadı. ‘Ayriyeten nasıl?’ demek, bence bir tür evrimsel hata.”
Ben: “Hayır, aslında bazen her şeyin içinde kaybolmak gerekiyor. Herhangi bir soruyu ‘Ayriyeten nasıl?’ diye yöneltmek, gerçek sorunun daha derin bir yerden başladığını gösteriyor.”
Bunu yazarken, gerçekten kafamda dönen bu diyalogları gördükçe, insanların bazen ne kadar karmaşık düşündüğünü daha iyi anlıyorum. Bunu gerçekten de bir sosyal deney gibi düşünebiliriz: “Ayriyeten nasıl?” cümlesini birine sormak, anlamını kaybetmiş bir dünyada, bize biraz rahatlama sağlar.
Ayriyeten Nasıl? – Felsefi Bir Durum
Bazen, “Ayriyeten nasıl?” sorusu, hayatın gerçekten de biraz absürt, bazen tuhaf bir tarafını ortaya koyuyor. Mesela, hayatımızın sürekli “Ne yapıyorsun?” ve “Nasılsın?” sorularıyla dolu olması, sürekli her şeyin anlamlı ve gerçek olduğunu düşündürtmeye çalışıyor. Ama bir an durup, “Ayriyeten nasıl?” desek, belki de cevapsız bir soru buluruz. Hani şu ünlü “Çözülemeyen sorular” gibi, aslında anlamlı olan, ancak yanıtını bulamayacağımız bir mesele.
Bir sabah, güne başlarken “Ayriyeten nasıl?” demek, mesela… Belki de o anki ruh halini bir kenara bırakıp, başkalarına daha çok sorulması gereken bir şeydir. Her şeyin net olduğu, bilindiği ve çözüldüğü bir dünyada, “Ayriyeten nasıl?” demek, insanların kendilerini kaybedip bulmalarına sebep olur.
Hayat bir oyun ve bu oyunda bazen karşınıza bir “Ayriyeten nasıl?” çıkabilir. O soruya cevap verirken, kendinizin farklı bir versiyonunu bulabilirsiniz. Hadi, benzer şekilde düşündüm: “Bir gün ‘Ayriyeten nasıl?’ diyen bir filozofun portresi yapılır mı?”
Ben: “Bunu herhalde çok düşündüm… ‘Ayriyeten nasıl?’ sorusu, felsefenin kalbine işlenmiş olmalı.”
İç sesim: “Biraz fazla kafa yormaya başladın galiba. Sadece yazı yaz, soruları sonra düşün.”
Sonuç: Ayriyeten Nasıl? – Bir Soru, Bir Durum
Sonuçta, “Ayriyeten nasıl?” sorusu, ne kadar derin ve anlamlı gibi görünse de, aslında hayatın komik yanını yansıtıyor. Yani, bazen her şeyi çok ciddiye almamak gerek. İnsanlar sorular sorarken bazen biraz eğlenmek, bazen de gerçekleri biraz daha eğlenceli bir şekilde görmek istiyor. Bu yazıyı okuduktan sonra bir dahaki sefere “Ayriyeten nasıl?” dediğinizde, kimseyi boş boş izlemeyin. Çünkü gerçekten, bazen her şeyin cevabı bir soru kadar basit olabilir.
Ve unutmayın, iç sesiniz ne derse desin, “Ayriyeten nasıl?” demek, her zaman doğru bir cevap olmamakla birlikte, en azından gülümsediğiniz bir anı yaratır.