Balık Suya Nasıl Alıştırılır? İzmirli Genç Gözünden
Hayatın Suda ve Balıklarda Birleşen Komik Anları
İzmir’de, 25 yaşında, espri yapmayı seven ama çoğu zaman her şeyi abartan bir gencim. Herkesin bir derdi var, benimki ise her şeyi bir türlü tam anlamıyla idrak edememek. Ama neyse ki, bu yazıda derin düşüncelerim yerine balıklar ve suyu nasıl alıştırdığımız üzerine yoğunlaşacağım. Hani bazen, “Balık suya nasıl alıştırılır?” diye düşündünüz mü? Yoksa sadece ben mi?
Belki biraz abarttım, ama cidden, bazen insan hayatın en basit sorularını bile abartıp derinleştiriyor. “Balık suya nasıl alıştırılır?” sorusu da aslında her şeyin özeti gibi. Çünkü bazen hayatta, bazı şeyleri değiştirmek ya da bir şeye alışmak da tıpkı bir balığı suya alıştırmak gibi bir süreç. Şimdi, biraz mizah, biraz hayal gücüyle bu soruyu derinlemesine irdeleyelim.
Bir Balıkla Sohbet
Her şeyden önce, balığın istekleri neler? Hadi, bir balıkla konuşalım. “Ya balık kardeşim, suya alışmak zor mu?” diye sordum. Ama balık, sakin sakin yüzüyor, bana hiç aldırmıyor. “Buna girmem,” diyor. “Biraz da içsel huzurum var, sen de yüzeyde kal.”
Öyle ya, balıkların alışma süreci de insana benziyor. Hani bir yeni işe başlayan arkadaşınız gibi. İlk başta her şey yabancı, biraz kaygılısınız, ama sonra ne zaman “bu işte bir şey var” diyorsunuz, balığınız suya alışıyor.
Balık suya nasıl alıştırılır? Önce Yavaş Yavaş…
Balıkları suya alıştırma işini düşünürken, bir an için kendimi bir akvaryumda buldum. Akvaryumun camından dışarıya bakıyorum, “Ya ben buradayım, biraz da bu camı açsanıza” diye düşünmeye başladım. Ama gerçekçi olmak gerekirse, suya alışma süreci yavaş olmalı. Bu kadar hızlı değişikliklere, ani şoklara balıklar dayanamaz. Bunu iş yerinde de yaşayabilirsiniz. Yeni bir projeye başlarken bir anda her şeyin mükemmel olmasını beklemek, balığın suyu aniden terketmesi gibidir. Yavaş ve sabırlı olmak, her şeyin başı.
Sabır, Sabır, Sabır: Balığın Suyuna Alışma Hikayesi
Bir gün, kendi iç sesimle bir konuşma yapıyordum:
İç ses: “Sence balık bu kadar kolay alışır mı? Kendi işimi düşünürken bile bazen geç adapte oluyorum.”
Ben: “Ama balık diye bir şey var! Bu kadar çok düşünüp kafayı sıyırmaya gerek yok.”
İşte bu noktada sabır devreye giriyor. Balığı suya alıştırırken, her şeyin adım adım olması gerektiğini unutmayın. Balığın suyu yavaşça kabul etmesi gibi, biz de bazı değişikliklere zamanla alışırız. Ama unutmayın, sabır her şeyin anahtarı.
“Kardeşim, O Suyu Alışma Çılgınlıklarına Girme!”
Hayatın her aşamasında bir değişim süreci vardır. Herkesin içinde bir balık var, değil mi? İstemese de bir değişim arayışında. Ama o değişimi gerçekleştirmek de hiç kolay değil. Hadi, bunu biraz daha eğlenceli bir hale getirelim:
Ben: “Ya balık kardeşim, bu suya alışmanın gerçekten bu kadar zor olduğunu düşünüyor musun?”
Balık: “Bazen, ama senin gibi insanları da anlamıyorum, bir denizaltı balığına neden bu kadar kafa yorarsınız ki? Ama yine de, iyi ki seninle derin sulara dalıyorum.”
Ben: “Aynen, sığ sulardan kurtulmamız gerek!”
İşte, bazen hayat da tıpkı bu sohbet gibi. İnsan bir değişime karar verdiğinde, önce her şey karmaşık görünür. Ama zamanla suyu yavaşça kabul etmek, en doğrusu olur. Çünkü kaygılar, değişim korkuları ve belirsizlikler bazen sadece geçici.
Suyun Derinliklerine Ulaşmak
Balığı suya alıştırmak, bazen suyun derinliklerine inmek gibi. Hani her şeyi tam anlamadan, bazen “Her şey yolunda mı?” diye düşündüğünüz anlar gelir. İşte tam o sırada, derinlere inmeye karar verirsiniz. Kafanızdaki balığı suya alıştırma, onu farkındalıkla ve sevgiyle kucaklamak gibi bir şeydir.
Bir balık, sonunda suyu kabul eder, çünkü alışmak zordur ama değiştirmek de bir o kadar mecburidir. Hayatta her şeyin bir süreci vardır. Hangi ortamda olursanız olun, ister iş hayatınızda ister arkadaşlık ilişkilerinizde, yavaşça, sabırlı bir şekilde alışırsınız. Ama her zaman o ilk adımı atmak gerekir.
Sonuçta, Balık Suyunu Bulur!
Ve işte, sonunda balık suyu kabul eder. Bazen zorluklarla dolu bir süreç olsa da, sonunda her şey yerine oturur. Balık suyu alıştırırken ne kadar çok düşünsek de, suyun içinde bir balık kadar huzurlu olamayacağımızı fark ederiz.
Kısacası, balıkları suya alıştırmak da hayatı anlamak gibidir. Zamanla, sabırla ve sevgiyle her şeyin yoluna girecektir. Bir balığın suyu kabul ettiği gibi, biz de hayatın getirdiği değişimlere yavaşça, ama emin adımlarla alışabiliriz.
Sonuçta balık, suyu kabul eder. Ama önce biz, suyu kabul eder miyiz?